Fıkh-ul Ekber
1 sayfadaki 1 sayfası
Fıkh-ul Ekber
* FIKH-UL EKBER ( İmam-ı Azam Ebu Hanife )
* Ehl-i Sünnet İnançları
Ebu Muti Hakem b. Abdullah el-Belhi şöyle demiştir:
Ebu Hanife'ye Fıkh-ul Ekberi sordum şöyle dedi:
" - Ehl-i kıbleden olanı tekfir etmemen (küfürle itham etmek) , kimseyi imandan uzaklaştırmaman, marufu emredip ( iyiliği emredip) münkerden (kötü,fena şeylerden) sakındırman, senin için takdir olunanın mutlaka sana ulaşacağını bilmen, Ashabtan (Peygamberimizin arkadaşları) hiçbiri ile alakanı kesmemen, birini sevip diğerini sevmemezlik etmemen, Hz.Osman ve Hz.Ali'nin durumunu Allaha havale etmendir."
Ebu Hanife: - Dinde fıkıh, ahkamda (hükümlerdeki) fıkıhtan daha üstündür. Kişinin nasıl ibadet edeceğini öğrenmesi bir çok ilimden daha efdaldir.
Ebu Muti: Bana dinin en faziletlisini haber ver.
Ebu Hanife: - Fıkhın en faziletlisi; kişinin Allaha imanı, şerayi, sünnetler, haddler (cezalar), ümmetin ittifak ve ihtilafını bilmesidir.
İMAN BABI (bölümü)
Ebu Muti: İmanın ne olduğunu bana açıklayın...
Ebu Hanife: - İbn-i Ömere dinden soruldu da O: İmana sarıl ve onu öğren buyurdu. İman nedir? dendi. O: soranın elinden tuttu ve yaşlı bir zata götürdü ve şöyle dedi: Bana imanın ne olduğunu soruyor diyerek, bana bu zatın Bedir savaşına katılanlardan olduğunu söyledi. İbn-i Ömer şöyle devam etti: Ben peygamberin yanındaydım, bu zatta beraberdi. Birden karşımıza güzel saçlı, sarıklı ve çölde yaşadığını sandığımız bir adam geldi. İnsanların arasından geçerek Peygamberin önünde durdu "Ey Allahın Rasulü iman nedir?" diye sordu.
Peygamber de:
" - İman Allahtan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allahın kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır (iyilik) ve şerrin (kötülük) Allahtan olduğuna imandır. " ,buyurdu. O zat:
-Doğru söyledin,dedi.
Biz, çöl insanlarının cahil olmaları dolayısı ile Peygamberi tasdik etmesine hayret ettik.Bu zat daha sonra:
-Ey Rasul (elçi-peygamber) İslamın alametleri nedir? dedi. Peygamber:
"- Namaz kılmak,zekat vermek,oruç tutmak,hacca gitmek ve cünüplükten dolayı gusletmektir." dedi.O zat:
Doğru söyledin,dedi.
Biz sanki o biliyormuşcasına Peygamberi tasdik etmesine şaşırdık. O zat sonra:
-İhsan nedir? diye sordu, Peygamber de:
" - İhsan Allah'ı görürcesine ibadet etmendir. Sen O'nu görmesende O seni görür, buyurdu." ..O zat Kıyametin ne zaman kopacağını sordu. Peygamber de:
" - Bu hususta sorulan sorandan daha bilgili değildir. " buyurdu. O zat ayağa kalktı insanların ortasına geldiğinde onu daha sonra göremedik. Hz.Peygamber:
" - Bu gelen Cebrail idi, size dinden bilmeniz gerekenleri öğretmek için geldi. "
(Buhari, Muslim, İmam Ahmed)
Ebu Muti: Buna kesin olarak inanan ve ikrar eden (söyleyen) mümin midir?
Ebu Hanife: - Evet,bunu ikrar edince islamın tümünü ikrar etmiş olur, mümindir...
* Ehl-i Sünnet İnançları
Ebu Muti Hakem b. Abdullah el-Belhi şöyle demiştir:
Ebu Hanife'ye Fıkh-ul Ekberi sordum şöyle dedi:
" - Ehl-i kıbleden olanı tekfir etmemen (küfürle itham etmek) , kimseyi imandan uzaklaştırmaman, marufu emredip ( iyiliği emredip) münkerden (kötü,fena şeylerden) sakındırman, senin için takdir olunanın mutlaka sana ulaşacağını bilmen, Ashabtan (Peygamberimizin arkadaşları) hiçbiri ile alakanı kesmemen, birini sevip diğerini sevmemezlik etmemen, Hz.Osman ve Hz.Ali'nin durumunu Allaha havale etmendir."
Ebu Hanife: - Dinde fıkıh, ahkamda (hükümlerdeki) fıkıhtan daha üstündür. Kişinin nasıl ibadet edeceğini öğrenmesi bir çok ilimden daha efdaldir.
Ebu Muti: Bana dinin en faziletlisini haber ver.
Ebu Hanife: - Fıkhın en faziletlisi; kişinin Allaha imanı, şerayi, sünnetler, haddler (cezalar), ümmetin ittifak ve ihtilafını bilmesidir.
İMAN BABI (bölümü)
Ebu Muti: İmanın ne olduğunu bana açıklayın...
Ebu Hanife: - İbn-i Ömere dinden soruldu da O: İmana sarıl ve onu öğren buyurdu. İman nedir? dendi. O: soranın elinden tuttu ve yaşlı bir zata götürdü ve şöyle dedi: Bana imanın ne olduğunu soruyor diyerek, bana bu zatın Bedir savaşına katılanlardan olduğunu söyledi. İbn-i Ömer şöyle devam etti: Ben peygamberin yanındaydım, bu zatta beraberdi. Birden karşımıza güzel saçlı, sarıklı ve çölde yaşadığını sandığımız bir adam geldi. İnsanların arasından geçerek Peygamberin önünde durdu "Ey Allahın Rasulü iman nedir?" diye sordu.
Peygamber de:
" - İman Allahtan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allahın kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır (iyilik) ve şerrin (kötülük) Allahtan olduğuna imandır. " ,buyurdu. O zat:
-Doğru söyledin,dedi.
Biz, çöl insanlarının cahil olmaları dolayısı ile Peygamberi tasdik etmesine hayret ettik.Bu zat daha sonra:
-Ey Rasul (elçi-peygamber) İslamın alametleri nedir? dedi. Peygamber:
"- Namaz kılmak,zekat vermek,oruç tutmak,hacca gitmek ve cünüplükten dolayı gusletmektir." dedi.O zat:
Doğru söyledin,dedi.
Biz sanki o biliyormuşcasına Peygamberi tasdik etmesine şaşırdık. O zat sonra:
-İhsan nedir? diye sordu, Peygamber de:
" - İhsan Allah'ı görürcesine ibadet etmendir. Sen O'nu görmesende O seni görür, buyurdu." ..O zat Kıyametin ne zaman kopacağını sordu. Peygamber de:
" - Bu hususta sorulan sorandan daha bilgili değildir. " buyurdu. O zat ayağa kalktı insanların ortasına geldiğinde onu daha sonra göremedik. Hz.Peygamber:
" - Bu gelen Cebrail idi, size dinden bilmeniz gerekenleri öğretmek için geldi. "
(Buhari, Muslim, İmam Ahmed)
Ebu Muti: Buna kesin olarak inanan ve ikrar eden (söyleyen) mümin midir?
Ebu Hanife: - Evet,bunu ikrar edince islamın tümünü ikrar etmiş olur, mümindir...
{(dinleyici)}- Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 21/08/10
Nerden : almanya
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz